15 TEMMUZ’U ANDIK

Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ)’nün Türk Silahlı Kuvvetlerimizin içerisinde sızdırdığı vatan hainleriyle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne düzenlediği darbeyi, yediden yetmişe, kadınından erkeğine kurşunların önüne, tankların önüne geçerek vatanımızı teslim etmeyip darbeci hainleri bertaraf ettiğimiz günün ikinci yıldönümü çeşitli etkinliklerle anıldı.

15 Temmuz Pazar günü tüm yurtta yapılan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günün anma ve kutlama töreni ilçemiz Pozantı’da da büyük bir coşkuyla yâd edildi.

Kaymakam Taner Tengir, Belediye Başkanı Mustafa Çay, Jandarma Komutanı Mehmet Durmuş, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Uyguralp, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüdaverdi Yıldız’dan oluşan, İlçe Yürütme Kurulunun programı aynen şöyle gerçekleşti:

“15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” anma etkinlikleri, Pazar günü saat 20.00’de Atatürk Anıtı önünde başladı. Program sunuculuğunu Türkan İrfan Akün Çok Programlı Anadolu Lisesinden Murat İnce ile Pozantı İmam Hatip Ortaokulundan Ramazan Durmaz yaptı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından, Pozantı Merkez Camii Müezzini, Fatih Gözüküçük tarafından, Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Akabinde ise iki yıl önce darbe teşebbüsü olan 15 Temmuz gecesine ait darbeye karşı duruş sergileyen, tek vücut olmuş Türkiye’nin çabası ve azmi sinevizyon gösterisiyle izlendi.

İzlenen 15 Temmuz gecesine ait sinevizyon sunumunun ardından ilk konuşmayı Belediye Başkanı Mustafa Çay yaptı.

Belediye Başkanı Mustafa Çay’ın konuşması;

“15 Temmuz bu ülkenin acılara gark olduğu ama kahramanlık türküleri bestelediği gündür. O gün Türk milletinin esir alınamayacağının zillete mahkûm olmayacağı gündür. O günde belediye başkanıydım. Ankara’da arkadaşının düğününe giden oğlumun bir telefonuyla Ankara’da Genelkurmay’ın orada alçak uçuşlar var baba, bir şeyler oluyor ülkede baba dediğinde o telefonla Pozantı Belediyesi çay bahçesinde televizyonu açtıran bendim. 18 yılını bu ülke topraklarının misakı milli sınırları içerisinde vatanın bütünlüğü için bu ülkeye terörle mücadele alanında hem terör uzmanı hem de psikolojik harekât uzmanı olan bir bireyi olarak öncelikli sağduyuyla olayın ne olduğunu değerlendirmeye ve değişik yerlerle telefon görüşmesi yapıp konuyu vakarıyla karşılamaya gayret ettim. İlerleyen saatlerde evime gittim eşim ve kızıma dedim ki; bir kalkışma var. Bir şeyler oluyor ülkede ola ki böyle bir durum olduğunda ilk görevden alınacak ya da sıkıntıya girecek ilçe kaymakamı ve belediye başkanı olarak biziz dedim. Ve bundan dolayı her şeye hazırlıklı olun dedim. Evimin lambalarını kapattırdım ve konuyu takip etmeye başladım.

Ta ki Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım Bey’in bu bir kalkışmadır dediği daha sonrada ülkenin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendinin telefonla bağlandığı canlı yayınla beraber milleti sokaklara davet ettiği andan itibaren Sayın Milliyetçi Hareket Partisi’nin Genel Başkanı olan değerli dava adamı Devlet Bahçeli Bey’in hükümetin, devletin arkasındayız emri doğrultusunda bizzat buradaki Atatürk büstünün önüne ilçenin kaymakamı burada değilken burada halkına önderlik yapmış, liderlik yapmış, konuşma yapmış, sabaha karşı köylerden akın akın insanların geldiği bu meydanlarında sabah saat 03.30 sularında ikinci kez konuşma yapmış bir vatan evladı, sizin evladınız olarak karşınızdaydım. Aradan yaklaşık bir hafta geçti. İlçe kaymakamıyla birlikte düzenlemiş olduğumuz Tekir’deki kalkışma telim mitinginde yine siyasi parti temsilcileriyle birlikte orada olduk. Halkımızla yürüdük, mehter takımları getirdik ve konuşmalar yaptık. Şehitler toprağa düşerler Şehit olurlar, Gaziler kurşun yerler Gazi olurlar. Bende kalkışmadan 17 gün sonra 2 Ağustos günü kahpe bir kumpasla bende bu 15 Temmuz’un gazilerinden biriyim. Ama adalet mülkün temelidir dedik. Adalete güvendik, devlete güvendik, inandık ve sabırla devletimizin yanında yer aldık. Hakkımız olan savunmaları yaptık. Bugün ne mutlu ki geçen yıl bir halk olarak kızımla birlikte katıldığım bu meydanlarda bugün yeniden belediye başkanı olarak devletin vakarıyla karşınızda yine 15 Temmuzu telin etme hakkını kendimde buluyorum, bu şerefi vücudumda taşıyorum. Saygı değer hemşerilerim bizim vatanımız emperyalist ülkelerin vatanına benzemez. Biz kanılarla, toplarla analarımızın elbiselerin yama yaptığı azıkların içerisindeki bulgur taneleriyle, hoşaflarla savaşmış bir milletiz. Çanakkale’ler boşa geçilmez olmamış, Pozantı Fransız işgalini 44 kahramanla boşa geri çevirmemiş. Bu aziz millet asla ve asla esir alınamazdı. Alınamadı da hamdolsun. Bu ülkeye kasteden bütün alçakları Rabbim kahhar ismiyle kahreylesin inşallah.” Dedi.

Belediye Başkanı Mustafa Çay’dan sonra güzel bir konuşma daha yapan isim ise kuşkusuz ilçe kaymakamı Taner Tengir oldu.

Kaymakam Taner Tengir’in konuşmasına; “Şu gök kubbenin altında bizi buluşturan Rabbime hamd ediyorum. Aklımı, fikrimi, gönlümü ve ömrümü adadığım Pozantı. Memleketini kendi memleketim bildiğim, insanlarını kendi akrabam bildiğim Pozantı. Derdiyle dertlendiğim, sevinciyle mutlu olduğum Pozantı. Hepinizi saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.” Sözleriyle başladı ve daha sonra şu şekilde devam etti;

Selam olsun gönlü zengin civan mert insanlara. Selam olsun analara, bacılara gardaşlara; Arif Nihat Asya yıllar öncesinde Türk Milletine şöyle sesleniyordu. Kalk yiğidim, dağ başını duman aldı. Parçalandı bir kıtanın toprakları, aslan payını aslan olmayan aldı. Diyordu. Bundan tam iki sene önce aslan olmayan, mert olmayan fethullahçı terör örgütü bizi birbirimize düşürmek, aziz vatanımızı elimizden almak için, Türk milletini ve onun iradesini yok etme uğruna üzerimize bombaları ve kurşunları yağdıralı tam iki sene geçti. Unutmadık, unutturmayacağız. Cumhurbaşkanımızın sözlerini talimat bilen aziz milletimiz, sokağa çıkmış bombaya, kurşuna karşı durmuş, acı çekmiş, çile çekmiş, gözyaşı dökmüş, canını vermiş yine de vermemiş vatanını vatan hainlerine. Allah’a hamdolsun. Hain darbe teşebbüsünü planlayan Fetö, her şeyi ince ayrıntısına kadar planlamış ancak Türk milletinin ferasetini, tankın önüne duran Metin kardeşimizi, Kamyonunu alıp çıkan Ayşe teyzemizi, Haini alnının ortasından vuran hemen şurada Niğde’de Çukurkuyu’lu Şehit hemşerimiz Ömer Halisdemir’i ve 15 Temmuz gecesinde sokağa dökülen Pozantılı’yı hesaba katamamışlardı. Milletimiz tıpkı bin yıl öncesinde Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te olduğu gibi bu coğrafyayı vatan yapma kararlılığı ve azmi içerisinde olmuştur.

Osman Gazi’nin Söğüt’te, Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’da, Mustafa Kemal Paşa’nın Çanakkale’de küffara ne cevap vermişse aziz milletimiz 15 Temmuz’da aynı cevabı vermiştir. Bizim 1071’den bu yana bu çileli milletin derdi hiçbir zaman hayatta kalma mücadelesi olmamıştır. Bizim mücadelemiz, her zaman Elif gibi dimdik ayakta kalma mücadelesi olmuştur. Bunun bilen yedi düvel; FETÖ’sü, PKK’sı, PYD’si, IŞİD’i, DAEŞ’i adına ne dersek diyelim, hangi hain yapı ve işbirlikçiyi koyarsak koyalım bizi topla tüfekle sindiremediklerini anladıklarında dolarla, kurla ve kredi kuruluşlarıyla alt etmek istemişler, bununla da yetinmemişler soğana patatese kadar düşmüşlerdir. Şunu hiçbir zaman düşünememişler. Bizim Türk Milletinin vatanına olan aşkının üç lirayla, beş lirayla, parayla ya da pulla hiçbir zaman ölçülemeyeceğini hala anlayamamışlar. Bu yüzden başarısız olmuşlardır. Değerli hemşerilerim; bizim aslımız bir, mezhebimiz belli, Allah’a hamd ediyoruz. Farklılıklarımız bizim mutlaka zenginliklerimizdir. Hangi dilden, hangi ırktan, hangi mezhepten olursak olalım biz bir aradayız. Bu güne kadar bu sebepten bizim sırtımız yere gelmedi. Gelemeyecek, ezanlarımız hiçbir zaman dinmeyecek. Bayrağımız nazlı nazlı kıyamete kadar dalgalanacak.” Dedi.

Konuşmalar sonrasında Merkez Cami Müezzini Fatih Gözüküçük tarafından ilahilerin okunması ile programa devam edilirken Yatsı namazını sonrasında tekbirlerle Şehitlik yürüyüşü yapıldı. Şehitlik anıtına Kaymakam Taner Tengir, bir buket çiçek sunduktan sonra İlçe Müftüsü Seyfullah Aruk tarafından dua edildi.

30 Kurşun Yürekleri Dağladı

15 Temmuz Şehitlerimizden önemli bir isim olan ve adeta darbe girişiminin seyrini değiştiren bedenine 30 kurşun yiyerek şehit olan Ömer Halisdemir adına yazılan 30 Kurşun adlı şiir, Dursun Ali Erzincanlı tarafından okundu. Şiirin okunması ve sinevizyona verilerek hazırlanan klibi izleyenler gözyaşlarını tutamadı.

Düzenlenen programın sonuna doğru saat 00.13’te salalar okundu. Yapılan hatim dualarının ardından 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü ikinci yıl kutlama ve anma töreni son bulmuş oldu.

Related posts

Leave a Comment